İNTERNET ORTAMINDA MARKA İHLALİ VE HUKUKÎ KORUMASI

Günümüzde ticaret ve hizmet sektöründe faaliyet gösteren firmalar, müşterilerine internet üzerinden ulaşarak markalarını küresel boyuta taşımaktadırlar. İnterneti doğru şekilde kullanan firmalar, elektronik ticaret (e-ticaret) ve elektronik reklam (e-reklam) ile zaman, işgücü ve maliyet anlamında büyük kazançlar sağlamaktadır. Bugün Konya'da üretilen tahinli pideler internet üzerinden alınan siparişlerle Çin’e ve Japonya’ya gönderilebilmektedir.

 

İnternet ortamında yapılan ticaret ve hizmet faaliyetleri, ciddi boyutlara varan marka ihlallerini de beraberinde getirmiştir. Bu anlamda firmaların marka hakkına riayet ve haksız rekabet sorumluluğu yanında, internet servis sağlayıcılarının da haksız fiil sorumluluğu bulunmaktadır.

 

E-ticaret ve e-reklam sektörünün hızla büyümesi karşısında reklamcılar ve internet servis sağlayıcıları ile marka hakkı sahipleri arasındaki menfaat dengesinin korunması ekonomik ve hukukî bir zorunluluk haline gelmiştir.

 

İnternet ortamındaki marka ihlallerinden bazıları şu şekilde sıralanabilir:

 

-         İnternet alan adı ile marka ihlali (www.”marka”.com)

-         Markanın başka firmanın internet sitesinde izinsiz kullanılması

-         İnternet sitesinde markanın kötülenmesi

-         Markanın başka bir firmaya ait internet reklamında izinsiz kullanılması

 

Marka hakkı sahiplerinin, internet ortamında gerçekleşen marka ihlallerine karşı başvurabilecekleri hukukî korumalar mevcuttur. Marka sahiplerinin, hukukî korumalardan daha etkin şekilde yararlanabilmeleri için markalarını Türk Patent Enstitüsü nezdinde tescil ettirmeleri gerekmektedir. Marka tescili, markanın “556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” kapsamında korunmasını sağlayacaktır. Tescilsiz marka sahipleri ancak, Türk Ticaret Kanunu'nun “Haksız Rekabet” başlığı altındaki hükümlerinden yararlanabilmektedir.

 

Hukukî koruma olarak, marka hakkında tecavüz halinde savcılık şikâyeti ile marka hakkına tecavüz edenler hakkında ceza davası açılması sağlanabilir ve/veya hukuk mahkemelerinde tespit, önleme ve tazminat davası açılabilir.

 

Marka hakkı sahibi, internet ortamında kendisine ait marka hakkına tecavüz olduğunu düşünüyorsa bu durumun tespiti için Savcılığa ve/veya Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesine başvurmalıdır. Tespit talebi ile birlikte Savcılıktan şüphelilerin cezalandırılması; hukuk mahkemesinden ihlalin önlenmesi ve maddi-manevî tazminat taleplerinde bulunabilir.

 

Her ne kadar Savcılığa şikâyette bulunmadan da marka hakkına tecavüz edenler hakkında hukuk mahkemelerinde yukarıda bahsi geçen hukuk davaları açılabilmekte ise de, dava açmadan önce Savcılığa müracaatın daha tedbirli bir hareket olduğunu düşünüyoruz.

 

Hukukî koruma yollarına başvuran marka hakkı sahibinin, ilk aşamada Savcılığa başvurarak marka hakkına tecavüzün tespitini ve şüphelilerin cezalandırılmasını talep etmesi zaman ve masraf yönünden daha tasarruflu olacaktır. Zira Savcılığa müracaatta şikâyetçilerden dosya masrafı alınmamaktadır. Şikâyetten hemen sonra savcılık dosyası bilirkişilere gönderilerek internet ortamındaki marka hakkının ihlali tespit edilmekte ve yeterli delil olması halinde şüphelilerin cezalandırılması için Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinde ceza davası açılmaktadır.

 

Savcılık soruşturması sırasında alınan bilirkişi raporunda, “şüphelilerin marka hakkına tecavüz edip etmedikleri” ayrıntılı şekilde açıklanacaktır. Savcılık vasıtasıyla marka hakkına tecavüz durumu tespit edildiği takdirde belirttiğimiz üzere şüpheliler hakkında ceza davası açılır. Bu aşamadan sonra marka hakkı sahibinin hukukî haklarını ispat etmesi daha kolay bir hal alır ve Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesine başvurarak önleme, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulabilir. Ceza Mahkemesinde, marka hakkına tecavüz edenlerin cezalandırılmasına karar verilmesi halinde Hukuk Mahkemesinde de önleme ve tazminat kararı verilmesi gerekecektir.

 

Özet olarak, internet ortamında marka hakkının ihlal edildiğini düşünen marka hakkı sahiplerine, sırasıyla aşağıda belirttiğimiz hukukî koruma yollarına başvurmalarını tavsiye ediyoruz.

 

1-     Savcılığa verilecek şikâyet dilekçesiyle, internet ortamındaki marka hakkına tecavüzün tespitini ve marka hakkına tecavüz edenlerin cezalandırılmasını talep etmek.

2-     Savcılık soruşturması sırasında alınan bilirkişi raporundan sonra ve/veya şüphelilerin cezalandırılması için ceza davası açılmasından sonra hukuk mahkemesinde önleme ve maddi-manevi tazminat davası açmak.

3-     Savcılığa müracaat etmeden de marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve tazminat için hukuk mahkemelerinde dava açılabilmektedir. Fakat bu yol daha masraflı olup, kesin sonuç almak daha zordur.

 

Marka sahipleri uzun yıllar ve uğraşlar sonucunda markalarına ticarî itibar kazandırmaktadırlar. Markalar, izinsiz olarak e-reklamlarda ve e-ticarette kullanılmakta ve marka sahiplerine ciddi boyutta zararlar vermektedir. Marka sahiplerinin, marka haklarının ihlali halinde bahsettiğimiz hukukî yollara başvurmaları, markalarının itibarini koruyacak ve firmaların ekonomik anlamda zarar görmesini engelleyecektir.

 

        Av. Itrî ŞENALP